Uma Thurman

Uma Thurman 29 Nisan 1970 yılında Amerika’nın Boston eyaletinde dünyaya gelmiştir. Kariyerine sinema oyuncusu olarak devam etmektedir.

Annesi İsveç asıllı bir model iken, babası ise akademisyendir. Babası Budizm üzerine eğitim veren bir akademisyen olduğu için, çocuklarını da bu geleneklere göre yetiştirdi. Uma’nın 3 erkek kardeşi ve babasının bir önce ki evliliğinden de üvey kız kardeşi vardır. Thurman, hayatının bir bölümünü Hindistan’da geçirmiştir. Babasının işi sebebiyle devamlı taşınmak zorunda kalan aile, New York’ta uzunca vakit geçirdi. Thurman çocukluk yıllarında arkadaşları tarafından hep alay edilen bir çocuktu. Thurman, ilk oyunculuk deneyimini ise Northfield Mount Hermon Lisesi’nde yakaladı. Notları çok iyi olmamasına karşın sahnede ki tecrübesiyle pek çok kişi tarafından taktir topluyordu. 15 yaşında yatılı okuduğu için okulu bıraktı ve New York’a ailesinin yanına geri döndü. O dönemlerde geçinebilmek için restoranlarda bulaşık yıkıyordu.

16 yaşındayken modelliğe adım attı. Elite ajansıyla kontrat imzaladı ve kısa sürede dikkat çekerek Glamour Magazine, Vouge gibi pek çok dergide kapak oldu. İlk sinema deneyimini ise 1988 yılında yakalayan Thurman, bu yıllarda 4 farklı filmde oyunculuk yaptı. Gleen Close ve Michelle Preiffer filmlerinde Oscar’a aday oldu ve Uma böylelikle Dünyaca ünlü yönetmenler tarafından tanına nbir oyuncu oldu. 1990 yılındayken Henry & June isimli sinema filminde yer aldı. Film, fazlası ile erotik sahneler barındırdığı için gişede istenen hasılatı yakalayamadı. Başrol olarak yer aldığı ilk film ise 1993 yılında Even Cowgirls Get the Blues idi. Robert De Niro ile başrollerini paylaştığı film ne gişede, ne de çekim aşamasında başarılı olmadı.

Filmde ki başarısızlık sebebiyle farklı yapıtlarda yer almak isteyen Uma Thurman, bu aşamada Tarantino’nun Ucuz Roman filmi için oyuncu seçmelerine gitti. Tarantino, bir önceki filmde ki kötü oyunculuk performansı nedeniyle ona bu filmde yer vermek istemese de, daha sonra yemeğe çıkarlar ve Tarantino’yu ikna eder. Bu filmle beraber “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında Oscar’a aday oldu. Bu deneyiminden sonra ise Tarantino’nun favori oyuncusu olan Thurman, daha sonra ki süreçlerde çektiği filmler ile istenen başarıyı elde edemedi ve bu kapsamda pek çok festival ona “En Kötü Oyuncu” ödüllerini verdi.

1998 yılında hamileliği atlatan Thurman, daha düşük bütçeli filmlerde rol aldı. Oyuncu, Hysterical Blindness filminde ki performansı ile Altın Küre Ödülünü aldı. 5 yıllık aradan sonra yine Tarantino’nun yapıtı olan Kill Bill serisinde rol alan oyuncu, pek çok festivalden “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı. Tarantino ise Kill Bill’in senaryosunu Thurman’dan etkilenerek yazdığını söylemiştir. Film için dövüş ve Japonca dersleri alan Thurman, rolün hakkını tam anlamıyla vermiştir.

2015 yılında The Slap isimli TV dizisinde yer alan oyuncu, daha sonra Çok Pişmiş isimli sinema filminde oyunculuk yaptı. Ayrıca Kill Bill: Vol. 3 filmi ile 2016 yılında tekrar beyaz perdeye çıkacak ola noyuncu, bunun yanı sıra Girl Soldier ve The Brits Are Coming isimli sinema filmlerinde de sevenlerinin karşısında olacak.

Sen de Yorum Yapmak İster Misin?